gezi, gezi rehberleri, gezi rehberi, doğa, doğa sporları, dağcılık, tırmanış, kayak, snowboard, bisiklet, kano, rafting, treking, doğa yürüyüşleri, kamp kurma, kampcılık
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/dr.emin30
  • https://plus.google.com/u/0/108934662682922126853/posts
  • https://twitter.com/eminnoyan

Emin Noyan Web Sitesine Hoşgeldiniz.

 

Baltıklar

Letonya, Litvanya ve Estonya'ya nasıl gidilir, nasıl gezilir, ne zaman gidilir, ne kadar harcanır, nerede kalınır,?

Vize 

Letonya, Litvanya ve Estonya'ya girmek için Schengen vizesi gerekiyor.






GünlerDurakYön HareketVarış 
Mo Tu We Th Fr Sa SuRiga AirportTallinn01:2506:40
Mo Tu We Th Fr Sa SuRiga AirportRiga12:0012:15
RigaTallinn12:3016:55
Mo Tu We Th Fr Sa SuRiga AirportRiga20:1520:40
RigaTallinn21:0001:15
Mo Tu We Th Fr Sa SuRiga AirportRiga09:2009:45
RigaTallinn10:0014:25
Mo Tu We Th Fr Sa SuRiga AirportRiga15:1515:40
RigaTallinn16:0020:25
Mo Tu We Th Fr Sa SuRiga AirportRiga17:4518:12
RigaTallinn18:3022:55
Mo Tu We Th FrRiga AirportRiga15:1515:40
RigaTallinn17:0021:25


Günler                  Durak  Yön 

               Hareket


Varış
Mo Tu We Th Fr Sa SuRiga AirportVilnius02:1506:25
Mo Tu We Fr Sa SuRiga AirportVilnius10:2514:35
Mo Tu We Th Fr Sa SuRiga AirportVilnius16:3520:40
Mo Tu We Th Fr Sa SuRiga AirportVilnius17:3022:15
Mo Tu We Th Fr Sa SuRiga AirportRiga12:0012:15
RigaVilnius12:3017:00
Mo Tu We Fr Sa SuRiga AirportRiga09:2009:45
RigaVilnius10:0014:35






Baltıklarda güzel bir otobüs sistemi var. Riga-Vilnius ve Riga-Tallinn atobüsleri 12-20 Euro arası. Vilnius- Tallinn ise 20-25 Euro. Bölgede tren sistemi iyi çalışmıyor. Vilnius içinde fena değil, o kadar.

Vilniu ve Tallinn'de belediyenin otobüs/tramvay sistemi iyi çalışıyor. Riga'da çok karışık, boşuna uğraşmayın. Her üç şehirde de taksiye binecekseniz kaldığınız otelden ya da yediğiniz lokantadan aramasını isteyin, hem daha az kazıklanırsınız hem de daha güvenli olur. 




Riga, Tallinn ve Vilnius Baltıklarda görülmesi gereken üç şehir. İçlerinde en sakin olanı Vilnius. Riga'nın merkezi haftasonları hareketli: gelen yabancı ziyaretçiler sayesinde. Estonya Tallinn'de daimi bir Finli turist topluluğu var. Bu üç ülkede de nüfus yoğunluğu düşük, kırsal alanda dolaşmak zevkli olabilir. Her üç ülkede dümdüz, ve trafik az dolayısıyla bisiklet turları için ideal yerler.

Baltık kıyısında yazın denize girilen bir çok kıyı kasabası var ama kalabalıklara dikkat.
Letonya'nın işlek caddelerinde  "Kvass" satıcıları yanlarında oluşan kuyruklarla dikkati çekiyorlar. Kvass, bizim bozanın Baltıklı kuzeni: genelde çavdav ya da arpa ekmeğinin mayalanmasıyla yapılan bir içecek. 
 
Tadının daha iyi olması için meyve ve nane ile karıştırıldığı da oluyor.  Bozaya kıyasla çok akışkan su gibi bir içecek. Bir de yaz-kış içiliyor, bizdeki boza gibi sadece kış aylarına özgü değil. İçindeki alkol oranı %1 civarı yani bozayla hemen hemen aynı.
Kvass Letonya dışında Polonya, Litvanya, Rusya gibi ülkelerde de çok tutuluyormuş. Hatta Coca-Cola firması Kvass üreticilerinin rekabetine dayanamayıp kendisi de Kvass üretimi işine girmiş.
Letonya'nın başkenti Riga, yaklaşık 700,000 nüfusu ile Baltık bölgesinin en büyük şehri. Nüfusun büyüklüğünden dolayı Baltıklara uçan bir çok havayolu Riga'yı tercih ediyor, THY de bunlardan biri. Riga havaalanından diğer baltık başkentlerine doğrudan otobüs seferleri var. Riga'dan Vilnius ( Litvanya) ve Tallinn ( Estonya) aynı uzaklıkta, yaklaşık dört saat sürüyor. Ben de Baltık gezimde ilk önce Riga'ya indim ama şehre uğramadan önce diğer Baltık ülkelerine geçtim, en son Riga'ya uğradım. Hadi Riga sokaklarında sizinle biraz vakit geçirelim, biraz da yiyelim, acıktım ben, çoook. 
 
Riga'nın eski şehri Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Mirası listesine alınmış. Ama gezilecek yerler bununla sınırlı değil, Riga'nın turistlere sunduğu dört ayrı seçenek var: 1) Eski yapılar, yabancılara yönelik lokantalar ve içmeye gelmiş nara atan İngilizler için eski şehir,   2) Mimari meraklıları için Avrupa'nın en eski ve en büyük Art Nouveau mahallelerinden biri Riga'da eski şehrin kuzeyindeki  Alberta caddesi civarında,  3) Dört zeplin hangarına ancak sığan şehrin halk pazarı ki güneyi şehrin en fakir bölgelerinden biri ve 4) Sovyet mimarisinin en kötü, sıkıcı örnekleri ve sağa sola serpiştirilmiş camları güneşte parlayan yeni binalar için şehrin geri kalan her yeri.

Şehri dolaşmaya Özgürlük anıtının oradan başlıyoruz. Açın önünüze haritayı, eski şehrin kuzey doğusunda yerellerin Milda adını verdikleri heykelin adını göreceksiniz. Zaten hangi Riga'lıya sorsanız gösterir, pek seviyorlar Milda'yı.

Özgürlük anıtı 1935'te Letonya'nın kısa süren bağımsızlığı sırasında dikilmiş. Sovyetler zamanında anıt " seyahat acentası" olarak ün salmış: anıta çiçek bırakan Letonya'lılar Sibirya'yaki çalışma kamplarına tek yönlü bir bilet kazanıyorlarmış.

Milda'nın yanında eski şehre girmek yerine Ortodoks Katedralinin yanından ünlü Lido lokantasına gidiyoruz. Size acıktım demiştim. Lido'da tipik Letonya yemekleri sunuluyor: et, patates ve sütün bu kadar çok şekilde karıştırılıp farklı adlı yemeklere dönmesi şaşırtıcı. Aynı zamanda lezzetli de, zaten kolestrol yükselten herşey lezzetli değil mi?

Tamam, yemekler çok yağlı. O zaman sizi merkezdeki "Dada" Moğol lokantasına götüreyim. Wagnera caddesindeki bu lokantada tabağınıza doldurduğunuz sebze ve etleri pişirip getiriveriyorlar. Ben çok doyduğum için almayayım. Aranızda vejeteryen varsa ( ama yumurta ve süte hayır demeyecek) onu da Vilhems Pankukas'a  bırakıp geri geleyim. Burada yirmiye yakın krep, pancake ve börek çeşidini gözünüzün önünde yapıp hemen servis ediyor. Özellikle sabah kahvaltısı civarı dolu oluyor, ana müşteriler Rigalı. Elmalı krep kefirle iyi gidiyor, ya da bu kadar yedikten sonra bana öyle geliyor. Siz yerken ben de Doma meydanında takılayım biraz. Bu meydan günün her saati oldukça hareketli, bira bahçeleri, kafeler, katedrale gelenler... Tam oturup seyretmelik. Ne Preblemu ( Sorun yok) un garsonları çok geyik, kahve içerken şehirle ilgili gerekli gereksiz bilgi isteyenlere tavsiye edilir. Mesela Mayıs ayında Riga'da Avrupa'nın en büyük sarışınlar geçidi yapılmış, İngilizler o gün şehre akın etmiş, esnaf sevinmiş: garsondan al haberi. Herhalde etraftaki masaların boş olmasından da cesaret alarak benim garson verdi veriştirdi İngiliz turistlere: bekarlığa veda partileri için gelenlerin şehri bozduğundan, striptiz klubü ve kadın ticareti işlerine dalan mafyanın da palazlandığından yakındı. Sonra başka bir masaya oturan İngilizlere hizmet etmek için yollanıverdi.

Eski şehirde "Ahilik binası", kara kutu şeklindeki İşgal müzesi ve St.Peter kilisesinin kulesi gezmeye değer yerler.
Ahilik binasının önündeki büyük Yılbaşı ağacının altındaki bilgiye göre dünyaya yılbaşında ormanları talan edip zevkine çam ağacı süsleme geleneği Letonya'dan yayılmış.


Hemen ilerideki parktaki bi yazıya göre de evlenen her çiftin üzerlerine isimlerini yazdırdığı bir kiliti bir köprüye kitlemesi geleneği de Letonya'dan çıkma.Gelenkerli not edip, güneye yürüyoruz.
Otobüs istasyonunun hemen karşısında eski şehrin güneyinde Riga'nın en büyük halk pazarı var. Soğuk kış aylarında açık havada satış yapma sorununu Sovyetler zamanında Doğu Almanya'dan sökülen dört Zeplin hangarıyla çözümlemişler. Hangarlar altmış yıl sonra halen kullanımda .

Letonya'yı biraz daha iyi anlamak için bu halk pazarında ve özellikle güneyindeki sokaklarda kısa bir tur atmakta yarar var. Riga'nın en yoksulları buralarda yaşıyor, turistlere gösterilmek istenenlerin dışında bir şey isteyenler için iyi bir alternatif.


Eski şehri gördük, yedik, içtik, halk pazarına daldık, isteyenler Albertas'ta dolandı ya da Sovyet mimarisinin soğukluğuna laf etti ve böylece akşamı ettik. Şimdi biraz gevşeme zamanı: gün batımında Riga'ya son bir kez bakıp bir şeyler içmek için Milda'nın 5 dakika kuzeyindeki Radisson oteline yollanalım. Riga'da neredeyse her köşebaşında bir Radisson oteli var, karışmasın bu en uzunu ve tam Esplanade parkının köşesinde. 26. kattaki bardan tüm şehir ayaklarınızın altında. Ben burada oturacağım biraz daha, isteyen eski şehire de inebilir baksana dolmaya başladı havanın kararmasıyla.

Diğer Baltık ülkelerinden Litvanya ve Estonya yazılarını da bu blogda okuyabilirsiniz.

Talin, Estonya

Letonya'dan Estonya'ya giderken elimdeki kitaba öyle bir daldım ki neredeyse sınırı geçtiğimizi farketmeyecektim. Sadece tabelası kalmış. Estonya'ya girip girmediğinizi anlamanın en iyi yolu en yakın reklam tabelasına bakmak: bir sözcüğün içinde iki kez tekrarlanan harf sayısı tavan yapan  ( tallinn, saap, keel) iki yer var bu dünyada, biri Finlandiya diğer Estonya.
Estonyalılar diğer Baltık ülkeleri Litvanya ve Letonya'da yaşayanlardan farklı bir kökene sahipler: hemen yakındaki Finlilerle akrabalar. Bunun sonucu olarak 1991 yılında Estonya bağımsızlığını kazandıktan sonra ülkeye Finlandiye sermayesi oluk oluk akmış. 
Finlandiya toplumda yüksek olan alkolizm problemini çözümlemek için alkole yüksek vergiler koyduğu için içkiler ateş pahası. Oysa Helsinkiden gemiyle sadece 2 saat uzaklıktaki Estonya'da içkiler neredeyse dörtte biri fiyatına satılınca Estonya ve özellikle Talin, ucuza içmek isteyen Finlandiyalılar tarafından sık sık uğranılan bir yer haline gelmiş.Bugün de kafanızı nereye çevirseniz Finlileri görüyorsunuz. Talin sadece bir turizm merkezi haline gelmemiş aynı zamanda internet yazılımının önemli merkezlerinden biri olmuş. Buradaki ucuz ve eğitimli iş gücü özellikle internet firmalarını çekmiş: örneğin Skype bir Finlandiyalı ve bir Estonyalı ortak tarafından kurulmuş.    






Talin'in eski şehri 1997'de UNICEF tarafından dünya mirası listesine alınmış, cidden de adamlar gözlerinin içi gibi bakıyorlar bölgeye kıskanmamak elde değil.  

Eski şehri gezmeye yukarı mahalle ( Toompea) 'den başlarsanız, bütün şehri bir anda görüyor ve şehri daha kolay anlıyorsunuz.


Viru caddesi -  Allinn - aşağı mahallenin başlangıç bölümü. Burası hem turistler hem Estonyalılar için popüler bir mekan. Ben oradan geçerken Estonyalı Hare Krishnacılar gösteri yapıyorlardı. 
Eski şehrin kalbi akşamları Raekoja meydanında atıyor, eski Estonya yemeklerini merak edenler için 4-5 lokanta sadece eski tür yemekler yapıyor. Bal Şarabı isteyen?

Talin'in en yağmurlu mevsimi Ağustos, ben de havadan nasibimi aldım. Yağmurluk giymezseniz yağmurdan giyerseniz terden ıslanıyorsunuz, seçim sizin.
Talin güvenli bir şehir ama iki üç şeye dikkat etmek gerekiyor: 1) Taksiler ( bizimkiler meğer turistleri kazıklamıyormuş Estonyalılarla karşılaştırınca), 2) Kalabalık bölgelerde yankesiciler ( yandaki uyarı levhalarını gördüğünüz her yerde biraz daha dikkat), 3) sarhoş turistlere fahiş fiyat çeken eğlence mekanları ( bizim pavyon olayının Finlandiyalılara uygulanmış şekli). 

Eski Şehri dolaşmaktan yorulduğunuzda merkezden iki kilometre ötedeki Kadriorg parkına gidebilirsiniz. Parkın içinde eski sarayın bir kısmı resim galerisi olarak kullanılıyor, hemen ötesinde ağaçlar altında çok hoş bir kafe yorgun ayaklarınıza iyi gelecektir.

Kadriorg'da başka bir alternatifiniz de denize girmek, parkın bir kısmı plaj olarak ayrılmış. Denize girince git git babam git bir türlü derinleşmiyor, Baltık usulü böyleymiş. Dediniz ki "parka gittim, yürüdüm, çok dolaştım bir de üstüne yüzdüm, pilim bitti valla" otumayın öyle onun da çaresi var: biraz Antep baklavasını mideye indiriverin. "Estonyada baklavacı nerede?"  diyenler merkezdeki Radisson Otele 50 metre mesafedeki Güllüoğlu'na uğravıyerin,  akşamüstü bayağı meşguldü. Türklere torpil var ona göre.

Buradan sonraki durağımız Letonya...


Karaylar: 14.yüzyıldan beri Litvanya'da yaşayan Türkler

Vilnius'a sadece yarım saat uzaklıktaki Tarakai güzel bir gün geçirmek için gerçekten iyi bir seçim. Aynı zamanda güzel Türk yemekleri yemek içinde...
 
Trakai, Litvanya'ya 14.yy.da Kırım'dan göç etmiş olan Karay Türklerinin bugün nufüslarının en çok olduğu yer. Sayıları azala azala 300 kadar kalmışlar.
 
14. yy.da bölgeye yerleştikten sonra uzun süre özerk olarak kendilerini yöneten bu topluluğun başka bir özelliği daha var: din olarak Museviliğim bir dalı olan Karaim'i seçmiş olmaları.

Şimdi bira bu ilginç topluluktan bahsedeceğim ama önce uyarayım: yarı İngilizce yarı Türkçe yarı Litvanyaca ( %100ü geçtik) konuştuk, üstelik "Bakhchisarai" türü "Türkçe" sözcükleri de tercüme etmek zorunda kaldım. Bu arada Bakhchisarai= Bahçesaray.   Hadi bi tane daha: Patlydžan dolmasy=?  . bildiniz: patlıcan dolması, ama bu kolaydı. şimdi çıkalım Trakai sokaklarına.

Sayıları oldukça azalmış olan Karayları bulmanın en kolay yolu Trakai'da ana cadde üzerindeki Kenessa'ya ( Sinagog) uğramak. Burada gelen ziyaretçilere yol gösterenler var.

Litvanya'da yaşayan Karaylar kendilerine inançlarından yola çıkarak "Karaim" adını da veriyorlar. Musevilik inancına göre ancak Musevi bir annenin çocuğu Musevi olabilir. Karaim inancına göre ise Musevilik anneden değil babadan geçiyor ya da baba din değiştirirse aileye geçiyor.

Karaimlerin bu inancını din değil "kült" olarak görenler büyük çoğunlukta. Trakai'deki kale müzesinde ya da Etnoğrafya müzesinde Karay'ların tarihi ile ilgili daha ayrıntılı bilgi bulmak mümkün.
 
Eskiden ana caddedeki hangi evde Karayların yaşadığını öğrenmek çok kolaymış: evin caddeye bakan yüzünde üç pencere varsa bilin ki ev sahibi Kırım'dan.

Aşağıdaki bina Kenessa, Karayların tapınağı.
Trakai küçük bir yer, dolaşmak için arabaya gerek yok. İyice dolaştıktan sonra canınız illa da Türk yemeği çekerse Kıbınlar restorana gidebilirsiniz ( Trakai Kalesine giden tahta köprüden 50 metre önce, göl kenarında). Bahçeden manzara aynen şöyle.






Trakai, Litvanya

Vilnius'a sadece yarim saat uzaklikta hem dogayla icice olabileceginiz hem tarihi yerleri ziyaret edebileceginiz hem de 600 senedir burayi vatan belleyen Turkleri gorebileceginiz bir yer var desem gider misiniz?
 Tamam o zaman, Trakai'ye gidiyoruz.


Vilnius tren istasyonundan Trakai'ye gunde 6 sefer var. Yolculuk 35 dakika suruyor. Tren gol kenarinda sizi birakiyor.  Balik avlayanlarin. yuzenlerin, cimlerde yatanlarin arasindan sehrin iki gorulesi yerinden biri olan Trakai kalesine geliyoruz.

Golun ortasindaki bir adanin uzerine yapilan bu kale sanki masallardan firlamis gibi. Adanin ve kalenin etrafinda dilerseniz tekne. yelkenli, kayik ya da helikiopter turlarindan birine katilabilirsiniz.  Dolastiniz, yoruldunuz. Gole girmeye ne dersiniz? Agaclarin altindaki golgelik alanlar 2-3 yasindaki cocuklari dahil ailecek gole girenlerce parsellenmis. 

Adayi kiyiya baglayan tahta kopruden gecip sola donerseniz kiyiya dizilmis sirin lokantlarla karsilasirsiniz. Lokantalardan biri Turk yemekleri yapiyor, menu Turkce ama Turkce konusanlar da Litvanyali. Nasil oluyor? 600 sene once buraya gocen Karay ( Karatay veya Karaim'de deniyor) 'larin hikayesi bir sonraki yazida.

Uzupis Cumhuriyeti, Litvanya

Vilnius'un adini aldigi Vilnia nehrinin kenarinda 1 Nisan 1997'de yeni bir cumhuriyet kurulmus: Uzupis cumhuriyeti. Uzupis yerel dilde nehrin oteki tarafi anlamina geliyor. Vilnius'un bu mahallesi , hemen duzeltelim, bu Cumhuriyet'in kendi anayasasi, cumhurbaskani ve ordusu bile var. 

Vilnius'un eski sehir bolgesinden Uzupis Cumhuriyetine sizde girebilirsiniz. Koprulerin uzerine yuzlerce 'ask kiliti' kitlenmis. Bazilarinin uzerine asiklar isimlerini bile kazitmis.


Uzupis, sehrin bohem tayfasinin toplandigi bir mekan. Mahalle sanat galerileri, kafeler ve sarhoslariyla biliniyor.

Her sene 1 Ninsan'da Cumhuriyet kutlamalari sirasinda Cumhuriyetin sinirinda isteyenlerin pasaportuna damga basiliyor. 41 maddelik anayasa tekrar okunuyor ve 'bagimsizlik kutlamalari' yapiliyor.

 
41 maddelik anayasadan iste size secme birkac madde:
Herkesin birey olma hakki vardri.
Herkesin mutlu olma hakki vardir.
Herkesin mutsuz olma hakki vardir.
Herkesin Vilnia nehrine girme hakki ve Vilnia nehrinin herkesin yanindan gecme hakki vardir.
Kedilerin nankor olma hakki vardir.
Herkesin olmeye hakki vardir, ama sart degil.
Herkesin sevmeye hakki vardir.
Herkesin sevilmemeye hakki vardir, ama sart degil.
Herkesin bir kopege bakma hakki vardir, ikisinden biri olene kadar.
Kopeklerin kopek olmaya hakki vardir.
Herkesin  anlamaya hakki vardir.
Herkesin hicbir sey anlamamaya hakki vardir.
...
...
...
Yenme.
Cevap verme.
Teslim olma.

Yorumlar - Yorum Yaz
Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
-3° 0° -4°
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.72705.7500
Euro6.46976.4956