gezi, gezi rehberleri, gezi rehberi, doğa, doğa sporları, dağcılık, tırmanış, kayak, snowboard, bisiklet, kano, rafting, treking, doğa yürüyüşleri, kamp kurma, kampcılık
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/dr.emin30
  • https://plus.google.com/u/0/108934662682922126853/posts
  • https://twitter.com/eminnoyan

Emin Noyan Web Sitesine Hoşgeldiniz.

 

Barbados

Cennette Çalışıp Cehennemde Yaşayanlar: Ünlü Tatil Adalarında Hayat


"Davulun sesi uzaktan hoş gelir" deyişi Karayipler, Maldivler, Şeyseller ve benzeri ünlü tatil merkezlerini gördükten sonra söylenmemiştir ama buraları tarih etmek için gerçekten tammm cuk oturan bir deyiş.



Dolaştığım Barbados, Jamaika, Maldivler, Şeyseller , Antigua, Saint Vincent ve Grenadinler gibi kıyıları ve lüks tatil olanaklarıyla ün yapmış adalarda gelen ziyaretçilerle adada yaşayan halk arasında tam bir uçurum var.

Ada halkları genel olarak kıyılardaki lüks otellerin uluslararası büyük firmaların elinde olmasından ve tatil yapmaya gelen turistten kalan paranın adada kalmayıp ana firmanın kasasına geri dönmesinden şikayetçi.  

Üstelik adalara gelen paralı turistler ev ve yemek fiyatlarını yükselttikleri için ada halkları kendi vatanlarında fakir kalmış, yemeğe bile zor para yetiştirir durumdalar.  

 Bu saydığım sebeplerden dolayı bir çok ünlü tatil adasında aslında yerel halk gibi yaşayarak ucuza konaklamak ve ucuza yemek mümkün: doğal olarak kaldığınız yer denize uzak ve halkın çoğunluğunun yaşadığı mahallelerde olacaktır.

Sabah kalktığınızda altyapısı kötü, biraz pis mahalle de uyanacaksınız. Sonra deniz kıyısına gidince hem altyapı hem de fiyatlar yükselecek. Ama siz sonuçta tatildesiniz. Bir süre sonra adadan ayrılacaksınız. Ama deniz, güneş ve lüks tatil satan  bu ada halkları siz oradan ayrıldıktan sonra da cennette çalışıp cehennemde yaşamaya devam edecek.




Simdigezelim.com'a abone olan 5000'den fazla kişiye siz de katılarak daha keyifli, daha ekonomik ve daha güvenli bir gezi için gerekli bilgileri kaçırmayın. Abonelik için buraya gidiniz.  

Simdigezelim.com'daki içerikten yola çıkarak yazılan üç kitaba göz atıverin.

Reggae bus ( Barbados )


Koltuklar seffaf naylon kapli, aynaya asili CD sallaniyor, arabanin arkasinda yazili bir "ozlu" soz var, muavin paralari topluyor, sofor yoldan yolcu toplamak icin trafik kurallarini takmiyor, arabada yolcu yokken gir, araba doluyken tam gaz gidiliyor, araba 14 kisilik ama en az 22 kisi olmadan sofor tatmin olmuyor,
sonuna kadar acili teypte ayrilik ve ask acisina dair bir sarki caliyor. Butun bunlar bize minibuslerden tanidik manzaralar. Dogrusu minibus kulturunun bu kadar evrensel olacagi aklima gelmemisti. Tabi bizimkilerle farklari da var: calan muzik reggae (– zaten minibuslerin adi oradan geliyor) ve muzik sonuna kadar acik , o kadar acik ki degil sofore inecegini soylemek yaninizdakiyle bagirarakbile konusmak mumkun degil. Inmeniz gerektiginde tavana ya da cama vuruyorsunuz o zaman muavin size bakip "musait bir yerde" indiriyor.
Minibuslere ayrilmis duraklar var, tabi isin dogasi geregi sadece etrafta polis varken duraklar kullaniliyor yoksa heryerde duruluyor. Anlayacaginiz reggae-buslar bizim minibuslerin 10-15 sene onceki muavinli, arabeskli halinin (arabesk-bus mu desey misiz zamaninda?) Barbados versiyonu.

Barbados ve genelde diger Karayip adalari 18.yy da sekerkamisi sayesinde onem kazanmislar. Barbados'ta bir cok diger ada gibi defalarca el degistirmis. Zamaninda Ingiliz donanmasinda her denizcinin gunluk ekmek-su kumanyasi yaninda rom istihkaki da olurmus. Ingiliz donanmasinin en onemli gereksinimlerinden birini: "rom"'u Barbados uretip gonderirmis., Mount Gay Rom fabrikasi bugunde halen uretimde ve isteyen gezebiliyor. Barbadoslularin toplum icinde sarhosluga hosgoruleri yuksek, bira kucuk barlarda ve kose
baslarindaki kucuk tezgahlarda heryerde satiliyor.Aksamustune dogru bu kucuk barlar sohbet eden Barbadoslularla doluyor.

Ulkede iki ayri dunya ayni anda ve yanyana yasiyor: turistler icin yaratilan mukemmel tatil koyleri ve onlarda calisan fakir Barbadoslular. Boyle olunca aradaki refah farkini hizli bir sekilde kapatmak isteyen firsatci bir grup olusmus. Turistlerin oldugu merkezlerde devamli birileri gelip size bir seyler satmaya calisiyor: tatil turlari, hediyelik esya, ganja (marihuana), charlie (kokain)... Ulke
Kolombiya uzerinden ABD'ye giden uyusturucu trafigi uzerinde ve gorulen o ki uyusturucunun bir kismi ic tuketime gidiyor. Rasta felsefesine inananlar bir ara hukumete " birakin ganja yetistirelim, hem kafamiz daha iyi calisir, hem ekonomi duzelir" teklifi goturmusler. Hukumet oneriyi geri cevirmis.

Oistin

St.Lawrence Gap'ten arabayla 5 dakika mesafede kucuk bir balikci kasabasi var. Sokakta karsilastigimiz birkac Barbados'lu, Oistin'e gidip gitmedigimizi sorunca gitmeye karar verdik. Oistin, St.Lawrence Gap'e 5 dakika uzaklikta bir balikci kasabasi. Haftada bir kez balikhanenin oldugu alanda eglence duzenleniyor. Trafigi zorla asip Oistin'e vardigimizda saat sekizi bulmustu. Denizin kenarinda
belediyenin duzenledigi genis bir alanda 40-50 kadar tezgah balik ve et izgara satiyorlar, hemen hepsinin onunde uzun bir kuyruk var. Kuyrugu bitirip yemegini alabilen sansli insanlar, bu kez alandaki 150-200 kadar masada bos bir yer bulmak icin turluyorlar. Masalarin bittigi noktaya kurulmus buyuk sahnede
ise amator bir grup dans gosterisi yapmakta, isteyen seyirciler yerinde yada kendine guveniyorsa sahnede dansediyor.. Bira, rom, viski su gbi akiyor. Vakit biraz daha ilerleyince sahneye cikip dansedenlerin sayisinin aldiklari alkol oraninda artiyor. Denizden esen hafif, ilik bir ruzgar; carsaf gibi denizin
uzerinde ay isigi; muzik; sohbet eden, danseden yuzlerce insan; onlarca mangaldan cikan insanin agzini sulandiran kokular; guzel bir Barbados aksami.

Reggae(?) Lounge

Duvarlarda boy boy Bon Marley resimleri, eski reggae plaklari, rastalarin kutsal bitkisinin resimleri, rasta sacli kadinli erkekli bir kalabalik, yerin adi Reggae Lounge... De simdi bu calan ne? Reggae desem degil, yani en azindan benim bildigim reggae degil. Bob Marley'in meshur ettigi sakin akustik reggae, Barbados'ta artik tutulmuyor. Onun yerini Amerikan hip-hop'undan etkilenen, hizlanan ve yeni ritimler alan dancehall reggae almis. UB40 ya da Bob Marley'in muzigine dans eden biri oldugu yerden pek hareket etmeden takilabilir, halbuki dancehall reggae bayagi bir hareketli; artik oyle oldugu yerde durup
one love, could you be loved falan demek artik yok. Gece kulubune giden Barbadoslular belli adap kurallarina mutlaka uyuyorlar: disari cikinca erkekler illaki gunes gozlugunu gece yarisi olsada takmak zorundalar (halbuki gunduz takan fazla Barbadoslu yok), Barbadoslu hanimlarda Havva anamizdan daha az giyinmek icin yarismak zorundalar ( az kalmis ha gayret). Yeteri kadar dancehall reggae dinledigime karar vererek disari cikiyorum. Sabah 3'te halen caddeler kalabalik, eglence yerleri hareketli. Artik gidip yatsam iyi olacak, sabah 9'da Trinidad'a ucagim var. Trinidad'ta gorusmek uzere.

St.Lawrence Gap - Bridgetown ( Barbados )

Barbados'ta kalacagim pansiyona tam aksam yemegi vakti variyorum, ev
sahibesi odamin anahtarlarini teslim ediyor, sonrada cikip kendi evine
gidiyor. Sirt cantami acmadan odaya birakiyorum, planim hemen disari
cikip bir seyler yemek. Su icmek icin evin mutfagina gidiyorum. Mutfakta
yemek hazirlayan dort kisi ile karsilasiyorum.

" Merhaba, bardaklar nerede acaba? "

Ocagin basindaki dolaplardan birini acip bana bardagi uzattiktan sonra
ocagin uzerindeki iki tavayi gostererek

" Merhaba, su karideslerin tadar misin? Iki ayri sos kullandim,
hangisinin iyi oldugu konusunda anlasamadik. Iki-iki berabereyiz. "

Karides tatma ile baslayan mutfak muhabbeti bahceye kurulan masaya
tasiyor ve 4-5 saat sonra envai cesit balikla tika basa doyarak sona
eriyor. Neredeyse yataga yuvarlanarak gidecegim. Evin dort misafirinin
isleri aslinda fikralardaki gibi cok stereotipik: biri Fransiz asilli ve
ahci, digeri Kanadali ve ormanci, digeri Filipinli ve hemsire,
dorduncusu de Japon asilli ve elektronik devre tasarimi yapiyor. Ahci
olan Barbados'ta kullanilan baharatlarla yeni soslar denedigi icin evde
her daim 4-5 cesit balik yemegi ve yemege hazir br kitle var.

Pansiyonumuz Barbados'un gece hayati ile taninan kumsal mahallesi
St.Lawrence Gap'in sakin bir kosesinde. Pansiyonun oldugu caddenin deniz
tarafinda bir dizi "hersey dahil" tatil koyu var. Ancak bu sahilin
parsellendigi ve sadece tatil koylerine ait oldugu anlamina gelmiyor.
Barbados'ta ve diger Karayip adalarinda kumsallar halka ait oldugu icin
kumsala otel yapsaniz bile onundeki plaja dileyen herkes ucretsiz olarak
girebiliyor.

Sabah gunes fazla yukselmeden denize girip biraz St.Lawrence Gap'ta
dolasiyorum. Sonra Bridgetown'a gitmek icin yurumeye basliyorum. Kiyi
boyunca bircok yeni bina yapiliyor, eskileri yilkilip daha uzunlari
dikiliyor, boyle giderse 2-3 seneye kalmaz St.Lawrence beton ormanina
doner. Yapilmakta olan binalardaki reklamlara bakilirsa "sizde sadece
$350,000 dolarciktan baslayan fiyatlarla Karayip'te apartman ruyanizi
gercekleyebilirsiniz". Yol denize paralel bir sekilde devam ediyor,
turistlere yoneik satis yapan magazalar St.Lawrence'dan uzaklastikca
yerlerini daha kucuk yerel halka yonelik isletmelere birakiyorlar. Kucuk
dedigimde bir tezgahi gecmeyen tezgahlari ve uc dort sandalyesi bile
olmayan barlari kastediyorum. Kaldirim arada daralip birden bitiyor,
sonra bir daha basliyor. Arabalar cok sik ve hizli gectigi icin biraz
dikkatli olmak gerekiyor. Saat uc-bucuk civari yol birden
kalabaliklasiyor ve ben sehre vardigimda -yani saat dortte- Istanbul'u
aratmayacak kadar sikisiyor. O saatlerde trafiigin sikisma sebebi
calisma saatleri: Barbados'ta bircok isletme sabah sekizde ise baslayip
ogleden sonra uc dort gibi kapaniyor. Para bozduracaksaniz yada postane
ile isiniz varsa saat ucten once bitirmeniz gerekiyor.

Bridgetown merkez Barbados'un is ve ticaret merkezi. Burada Karayiplerde
oldugunuzu unutabilirsiniz: kalabalik sokaklar, eski ve dokulmekte olan
binalar, guvenlik gorevlileri, dilenciler, isportacilar, sokakta sizip
yatanlar, kaldirimlarda yemek yapip satanlar, hizli yemek restoranlari.
Buyuk sehirlerden kacmak icin ne sebebiniz varsa, sizi Bridgetown'ta da
yalniz birakmiyorlar. Bridgetown icinde iken Karayiplerde oldugunuzu
size hatirlatacak iki yer Independence meydani ve Bridgetown Boardwalk
civari. Zaten ikisi birbirinin yaninda ve yeni duzenlenmisler. Karanlik
basinca sehir hizla bosalmaya basliyor. Pansiyona donme zamanim geldi
artik, oradan gecen birine soruyorum

"St.Lawrence'a nasil donebilirim?"

" Otobus duragi surada ama bekleyebilirsin. Sen iyisi mi reggae-bus'la git."

" Reggae-bus???"


Arkasi yine yarin....

San Francisco'dan Barbados'a direk ucuslar var, 10 saat falan suruyor. Bu secenek fazlasiyla rahat olacakti, bendeki ucak biletlerinin kisitlamalari sayesinde dogrudan ucmak yerine bedava Amerikan havaalanlari turu yaparak Barbados'a vardim. Ucus rotam soyle oldu: SF-Los Angeles, Los Angeles-Washington, Washington-San Juan (Puerto Rico), San Juan- St.John's (Antigua) ve son ucus St.John's-Bridgetown( Barbados). Butun ucuslarda ucak degistirdim, hicbir gecikme yada aksilik olmadi: sansliydim sanirim. Sadece 34 saat yolculuk etmis oldum :) . Ilk is olarak polarimi ve yagmurlugumu sirt cantamin en altina yerlestiriyorum, mayomu ve sapkami cikariyorum. Barbados izlenimleri.... Az zonra.

========================================

Gunun sarkisi: Rihanna'dan bu kez, ne de olsa  eski Barbadoslu. 


Yorumlar - Yorum Yaz
Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
-3° 0° -4°
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.31315.3343
Euro6.02766.0518