gezi, gezi rehberleri, gezi rehberi, doğa, doğa sporları, dağcılık, tırmanış, kayak, snowboard, bisiklet, kano, rafting, treking, doğa yürüyüşleri, kamp kurma, kampcılık
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/dr.emin30
  • https://plus.google.com/u/0/108934662682922126853/posts
  • https://twitter.com/eminnoyan

Emin Noyan Web Sitesine Hoşgeldiniz.

 

İran

Urumiye ( Bati Iran)

Urumiye kenti Iran-Irak-Turkiye sinirlarinin kesistigi noktaya yakin en buyuk kent. Sinir kentlerine ozgun daginik ve ne orada ne burada havasi sehire adim atar atmaz kendini gosteriyor. Eskiden bahceleriyle unlu Urumiye ve cevresi Iran'in diger yerlerine gore daha yesil ama dogasi cok ozel degil. Bolgeyi sulayan akarsularin kaynagi Turkiye'deki daglar.

Bugunlerde Urumiye'nin ana gecim kaynagi kacakcilik, dukkanlarda satilan bir cok mal gumruk odememek icin daglardan kacak geciriliyor. Sehirde cogunluk Azeri Turku dolayisiyla her yerde Turkce konusuluyor. Ikinci buyuk topluluk Kurtler ve sonra Ermeniler. Iran'in bu bolgesinde bagimsiz Kurdistan icin calisan teror orgutu PEJAK askerlerle sik sik catisiyor. Gecen hafta 17 askeri sehit vermisler.

Sehirde dolasirken universitede okuyan Seyit ve Huseyin beni batili turist zannedip Ingilizce konusmak icin yanima geldiler. Sonra bize arkadaslari Ihsan ve Hasan'da katildi. Kendi ifadelerine gore hepsi “Turancilar”. Turkiye'de secimlerde Devlet Bahceli'nin daha iyi sonuc almasindan hosnutlar. Urumiye icin “burasi guney Azerbeycan'dadir, Turktur, Iran'da degil. Iran'in siniri Tahran'da baslar” diyecek kadar da gozukaralar. Ihsan yukarida dediklerini yaziya dokmus ve arkadaslari arasinda dagitmis, devlete haber gitmis ve 6 ay hapis yatmis. Telefonunda ekran koruyucusu olarak Ziya Gokalp'i tasiyacak kadar Turk birligine gonul vermis biri. Seyit ise internette “Turan Birligi” web sitesini takip edermis. Turkce isim alamamaktan sikayetcilerdi, kendi dillerinde egitim yapamamaktan ve devletin yatirimlarinin bolgeye yonlendirilmeyisinden. Turkiye'deki azinlik sorunlariyla paralellik gosteren sikayetler.Bircok konuda anlasmasak ta Iran'in baska bir yuzunu gosteren bir ogleden sonrasiydi. Sehirde gezilmesi gereken yerleri sorunca “pek fazla Turk eseri yok, olanlari da devlet yikiyor zaten, Farslarin ki de bir seye benzemez” diye milliyetci bir tonda cevapladilar.
Sehir icinde dolasinca gercekten ne Turk ne Fars eseri gorulesi pek bir sey yok. Sokakta doviz bufesinin yerini sordugum insanlardan cevap yerine gelen “Turkiyelisen?” “ Istanbuldansin?” , “Ayda ne kadar kazaniyorsun?”, “Sizin orada cok kabara ( eglence) varmis dogru mudur?”, “ Ibrahim'in kizi neden yok televizyonda?”, “ Rus avratlar cok ucuz orada?”, “ Tayyip cok yaksi kisidir?” gibi sorularini cevaplayarak aksami ettim.

Aksam hava kararmaya yuz tutunca iyice kalabaliklasan ana caddeye cikip Istanbul , Ankara isimli magazalarin onunden gecip tezgahlara goz attim. Supermarketlerin onunde tepeleme dizilmis alici bekleyen “Onlem” marka cocuk bezi adina yarasan bir urun, doviz bufesindeki para makinasi “Sayan” marka, otedeki giyim magazasi “Saran” marka satiyor. Kapalicarsiya bakan Muhammed'in lokantasinda “doner” yerken haritaya baktim, Esendere sadece 65 km otede. Goursmek uzere.

Iran'daki Turk baskenti: Tebriz

Tebriz kenti Iran'da yasayan 18 milyon Turk Azeri icin kulturel ve ekonomik baskent. Sehirde tamamiyla Turkce konusuluyor. Arada bir kac Farsli ile karsilassaniz da burada yasayan Farslilar Turkce biliyorlar. 1.5 milyonluk bu sehir hem yukseklik hem iklim olarak Erzurum'a benziyor.Tebriz'in kapalicarsisi sadece sehrin degil Iran'in ekonomisinin onemli temel taslarindan. Ulkeye bircok mal burada calisan tuccarlar tarafindan getiriliyor ya da ihrac ediliyor. Istanbul kapalicarsidan daha buyuk bir alana yayilan Tebriz carsisinda ozellikle halicilar, altincilar, giysiciler ve baharatcilar agirlikli. Carsinin kuzeyindeki caddelerde de ticaret cok canli, peynirciler, yagcilar, biskuviciler, caycilar sattiklari mala gore ayrilmislar. Ayni mali satanlar genelde yanyana dukkanlarda. Turkiye'ye Iran'dan gelen kacak gelen cayi merkezi de burasi, caddede 20'den fazla Agri plakali kamyonet vardi. Bir kismi cay yuklemekle mesguldu.Kapalicarsinin guneyinde aksamlari piyasa caddesi olan Seriati caddesi adim basi hamburger ve pizzazi bulabileceginiz bir yer. Seriati caddesinden sola Imam Humeyni caddesine sapip bes dakika yurursek Tebriz'in unlu mavi camii'ne variyoruz.Camii 18.yy'da tamamiyla yikilmis, yeniden insasina 1950'den sonra baslanmis ve halen devam ediyor. Camiyi ismini veren mavi ciniler sadece kapi cevresinde ve duvarinda kucuk bir yerde var.Camiinin hemen yaninda Azerbaycan muzesi var, orada da meraklisina hitap edecek seyler var ama kacirilmamasi gereken bir yer degil.

Tebriz'in en cekici ozelligi canayakin ve son derece konuksever insanlari. Cayhanede ya da lokantada ya da sokakta sizin Turkiye'den geldiginizi anlayanlar konusmaya can atiyorlar, her turlu yardimi yapmaya calisiyorlar: tatliciya yedigimin ucretini odemek icin ugrasmam gerekti, adres sordugum biri “yol karisik biraz deyip” bana 20 dakika uzaktaki yere kadar eslik etti, dolmusta yanimda oturan kisinin evine cay icmeye gittim yatiya kalmayinca kirildi. Gunde ucten az 'gel biz de kal” teklifi almadiysaniz, ya Tebrizde yurumediniz ya da nabzinizi kontrol edin olmus olabilirsiniz, Tebrizliler oluye saygilarindan yaniniza gelmiyordur. Diyecegim o ki Tebriz'e gidince cikin caddelere, parklara konusun insanlarla, bu sehrin en yapilasi en gorulesi yani bu.

Bunun icin iki uygun yer deb biri sehir merkezindeki Gulestan parki, oglenleri gencler aksamlari yaslilar geliyor.Digeri merkezden $2'lik bir taksi mesafesinde olan Elgoli park, buraya da gencler geliyor, cevresindeki lokantalar aksamlari kalabalik, ortam guzel, kebaplar leziz.



Iran Yemegi Dizi / Aghust / Corba ?

Iran'da hemen her bolgesinde yaygin olarak bulabileceginiz yemeklerden biri Dizi. Bazi yerlerde Aghust adini verdikleri de oluyor, Azeriler Corba diyor. Bizim nohut yemegi gibi bir sey ancak yoresine gore icine mercimek, patates ve kuyruk yagi katildigi oluyor.

Yemegin ilgincligi icindekilerden cok yeme seklinden geliyor. Genelde kalin demir bir kapta gelen yemegin suyunu yine yemekle gelen porselen ya da ince metal kaba aktariyorsunuz.Bu kaba ekmek dograyip corba olarak iciyorsunuz. Ancak yemegin geri kalanini yemiyorsunuz, yani nohut, patates, et, yag kaliyor. Sonra yemekle beraber verilen tahta ya da metal sopayi kullanip yemegin geri kalanini pure haline getiriyorsunuz.Lavas ekmege bajip mideye indiriyorsunuz. Yaninda naneli ayran ( doogh) iyi gidiyor. Irandasiniz, yemekten sonra bir kalyan? (nargile ) isteyen?
Tabi arkasindan cay fasli basliyor. Azeri cayhanesinde iseniz ince belli bardaklarda yeni demlenmis cay gelir, yok Iran cayhanesinde iseniz caydanlikta denleme cay ya da torba cay geliyor. Cayin yaninda uc ayri seker geliyor. Eee hangisini kullanacagiz diyenlere: en soldaki kristal seker caya atikip karistiriliyor, ortadaki kitlama, ilk once caya biraz daldirilip arkasindan agiza aliniyor ve ustune cay iciliyor. En sagdaki bildigimiz seker, cayhaneler toz sekeri sadece kahve yaninda veriyor. Lokantalar ve esas isi caycilik olmayan yerler ise sadece toz seker bulunduruyor ve bolgesine gore hangi sekerin gelecegi degisiyor.



Iran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Urumiye ( Bati Iran)

Urumiye kenti Iran-Irak-Turkiye sinirlarinin kesistigi noktaya yakin en buyuk kent. Sinir kentlerine ozgun daginik ve ne orada ne burada havasi sehire adim atar atmaz kendini gosteriyor. Eskiden bahceleriyle unlu Urumiye ve cevresi Iran'in diger yerlerine gore daha yesil ama dogasi cok ozel degil. Bolgeyi sulayan akarsularin kaynagi Turkiye'deki daglar.

Bugunlerde Urumiye'nin ana gecim kaynagi kacakcilik, dukkanlarda satilan bir cok mal gumruk odememek icin daglardan kacak geciriliyor. Sehirde cogunluk Azeri Turku dolayisiyla her yerde Turkce konusuluyor. Ikinci buyuk topluluk Kurtler ve sonra Ermeniler. Iran'in bu bolgesinde bagimsiz Kurdistan icin calisan teror orgutu PEJAK askerlerle sik sik catisiyor. Gecen hafta 17 askeri sehit vermisler.

Sehirde dolasirken universitede okuyan Seyit ve Huseyin beni batili turist zannedip Ingilizce konusmak icin yanima geldiler. Sonra bize arkadaslari Ihsan ve Hasan'da katildi. Kendi ifadelerine gore hepsi “Turancilar”. Turkiye'de secimlerde Devlet Bahceli'nin daha iyi sonuc almasindan hosnutlar. Urumiye icin “burasi guney Azerbeycan'dadir, Turktur, Iran'da degil. Iran'in siniri Tahran'da baslar” diyecek kadar da gozukaralar. Ihsan yukarida dediklerini yaziya dokmus ve arkadaslari arasinda dagitmis, devlete haber gitmis ve 6 ay hapis yatmis. Telefonunda ekran koruyucusu olarak Ziya Gokalp'i tasiyacak kadar Turk birligine gonul vermis biri. Seyit ise internette “Turan Birligi” web sitesini takip edermis. Turkce isim alamamaktan sikayetcilerdi, kendi dillerinde egitim yapamamaktan ve devletin yatirimlarinin bolgeye yonlendirilmeyisinden. Turkiye'deki azinlik sorunlariyla paralellik gosteren sikayetler.Bircok konuda anlasmasak ta Iran'in baska bir yuzunu gosteren bir ogleden sonrasiydi. Sehirde gezilmesi gereken yerleri sorunca “pek fazla Turk eseri yok, olanlari da devlet yikiyor zaten, Farslarin ki de bir seye benzemez” diye milliyetci bir tonda cevapladilar.
Sehir icinde dolasinca gercekten ne Turk ne Fars eseri gorulesi pek bir sey yok. Sokakta doviz bufesinin yerini sordugum insanlardan cevap yerine gelen “Turkiyelisen?” “ Istanbuldansin?” , “Ayda ne kadar kazaniyorsun?”, “Sizin orada cok kabara ( eglence) varmis dogru mudur?”, “ Ibrahim'in kizi neden yok televizyonda?”, “ Rus avratlar cok ucuz orada?”, “ Tayyip cok yaksi kisidir?” gibi sorularini cevaplayarak aksami ettim.

Aksam hava kararmaya yuz tutunca iyice kalabaliklasan ana caddeye cikip Istanbul , Ankara isimli magazalarin onunden gecip tezgahlara goz attim. Supermarketlerin onunde tepeleme dizilmis alici bekleyen “Onlem” marka cocuk bezi adina yarasan bir urun, doviz bufesindeki para makinasi “Sayan” marka, otedeki giyim magazasi “Saran” marka satiyor. Kapalicarsiya bakan Muhammed'in lokantasinda “doner” yerken haritaya baktim, Esendere sadece 65 km otede. Goursmek uzere.
Bunlar da ilginizi çekebilir:
Iran'da posta hizmetleri
Kerman (Guneydogu Iran)
Tahran'da ulasim (Iran)

Iran'daki Turk baskenti: Tebriz

Tebriz kenti Iran'da yasayan 18 milyon Turk Azeri icin kulturel ve ekonomik baskent. Sehirde tamamiyla Turkce konusuluyor. Arada bir kac Farsli ile karsilassaniz da burada yasayan Farslilar Turkce biliyorlar. 1.5 milyonluk bu sehir hem yukseklik hem iklim olarak Erzurum'a benziyor.Tebriz'in kapalicarsisi sadece sehrin degil Iran'in ekonomisinin onemli temel taslarindan. Ulkeye bircok mal burada calisan tuccarlar tarafindan getiriliyor ya da ihrac ediliyor. Istanbul kapalicarsidan daha buyuk bir alana yayilan Tebriz carsisinda ozellikle halicilar, altincilar, giysiciler ve baharatcilar agirlikli. Carsinin kuzeyindeki caddelerde de ticaret cok canli, peynirciler, yagcilar, biskuviciler, caycilar sattiklari mala gore ayrilmislar. Ayni mali satanlar genelde yanyana dukkanlarda. Turkiye'ye Iran'dan gelen kacak gelen cayi merkezi de burasi, caddede 20'den fazla Agri plakali kamyonet vardi. Bir kismi cay yuklemekle mesguldu.Kapalicarsinin guneyinde aksamlari piyasa caddesi olan Seriati caddesi adim basi hamburger ve pizzazi bulabileceginiz bir yer. Seriati caddesinden sola Imam Humeyni caddesine sapip bes dakika yurursek Tebriz'in unlu mavi camii'ne variyoruz.Camii 18.yy'da tamamiyla yikilmis, yeniden insasina 1950'den sonra baslanmis ve halen devam ediyor. Camiyi ismini veren mavi ciniler sadece kapi cevresinde ve duvarinda kucuk bir yerde var.Camiinin hemen yaninda Azerbaycan muzesi var, orada da meraklisina hitap edecek seyler var ama kacirilmamasi gereken bir yer degil.

Tebriz'in en cekici ozelligi canayakin ve son derece konuksever insanlari. Cayhanede ya da lokantada ya da sokakta sizin Turkiye'den geldiginizi anlayanlar konusmaya can atiyorlar, her turlu yardimi yapmaya calisiyorlar: tatliciya yedigimin ucretini odemek icin ugrasmam gerekti, adres sordugum biri “yol karisik biraz deyip” bana 20 dakika uzaktaki yere kadar eslik etti, dolmusta yanimda oturan kisinin evine cay icmeye gittim yatiya kalmayinca kirildi. Gunde ucten az 'gel biz de kal” teklifi almadiysaniz, ya Tebrizde yurumediniz ya da nabzinizi kontrol edin olmus olabilirsiniz, Tebrizliler oluye saygilarindan yaniniza gelmiyordur. Diyecegim o ki Tebriz'e gidince cikin caddelere, parklara konusun insanlarla, bu sehrin en yapilasi en gorulesi yani bu.

Bunun icin iki uygun yer deb biri sehir merkezindeki Gulestan parki, oglenleri gencler aksamlari yaslilar geliyor.Digeri merkezden $2'lik bir taksi mesafesinde olan Elgoli park, buraya da gencler geliyor, cevresindeki lokantalar aksamlari kalabalik, ortam guzel, kebaplar leziz.
Bunlar da ilginizi çekebilir:
Urumiye ( Bati Iran)
Iran'da tuvalet, otel ve lokantalar temiz mi?
Tahran'da bir gun ( Iran)

Iran Yemegi Dizi / Aghust / Corba ?

Iran'da hemen her bolgesinde yaygin olarak bulabileceginiz yemeklerden biri Dizi. Bazi yerlerde Aghust adini verdikleri de oluyor, Azeriler Corba diyor. Bizim nohut yemegi gibi bir sey ancak yoresine gore icine mercimek, patates ve kuyruk yagi katildigi oluyor.

Yemegin ilgincligi icindekilerden cok yeme seklinden geliyor. Genelde kalin demir bir kapta gelen yemegin suyunu yine yemekle gelen porselen ya da ince metal kaba aktariyorsunuz.Bu kaba ekmek dograyip corba olarak iciyorsunuz. Ancak yemegin geri kalanini yemiyorsunuz, yani nohut, patates, et, yag kaliyor. Sonra yemekle beraber verilen tahta ya da metal sopayi kullanip yemegin geri kalanini pure haline getiriyorsunuz.Lavas ekmege bajip mideye indiriyorsunuz. Yaninda naneli ayran ( doogh) iyi gidiyor. Irandasiniz, yemekten sonra bir kalyan? (nargile ) isteyen?
Tabi arkasindan cay fasli basliyor. Azeri cayhanesinde iseniz ince belli bardaklarda yeni demlenmis cay gelir, yok Iran cayhanesinde iseniz caydanlikta denleme cay ya da torba cay geliyor. Cayin yaninda uc ayri seker geliyor. Eee hangisini kullanacagiz diyenlere: en soldaki kristal seker caya atikip karistiriliyor, ortadaki kitlama, ilk once caya biraz daldirilip arkasindan agiza aliniyor ve ustune cay iciliyor. En sagdaki bildigimiz seker, cayhaneler toz sekeri sadece kahve yaninda veriyor. Lokantalar ve esas isi caycilik olmayan yerler ise sadece toz seker bulunduruyor ve bolgesine gore hangi sekerin gelecegi degisiyor.
Afiyet olsun!
Bunlar da ilginizi çekebilir:
Tahran'da bir gun ( Iran)
Iran'da tuvalet, otel ve lokantalar temiz mi?
Urumiye ( Bati Iran)

Iran'a gezmeye giderken nasil giyinmeli?

Iran Islam Cumhuriyetinde gezmek isteyenlerin giyimle ilgili bazi kurallara uymasi gerekiyor. Kurallar eskiden cok daha sertmis simdilerde daha rahat.

Bayanlarin ayak uzun kollu koyu renkli bol bir kazak/ gomlek ya da Iranlilarin yaptigi gibi manto giymesi gerekiyor. Bayanlarin ayni zamanda baslarini ortmeleri de sart. Buyuk sehirlerde Iran gencligi yukaridaki gibi giyiniyor, ya da asagidaki gibi rengarenk giyiniyor ikisi de kurallara uygun.

Erkekler icin ise pantalon ve tisort kabul ediliyor. Sort giyilebilir ama fazla dikkat ceker. Diz kapaklarini gosteren sortlar ise yasak.

Ulkeyi gezmeye turist olarak gittigimiz icin Iranlilar yabanci olarak bizlerin giysilerine pek takmiyor. Turist gruplari asagidaki gibi rahat dolasabiliyor. Tahran, Isfahan, Siraz gibi buyuk sehirlerde asagidaki giyim turunden herhangi bir sorun cikmaz. Ancak tur grubuyla degil de tek basiniza dolasiyorsaniz, Yazd, Kerman, Masha gibi sehirlerde en ustteki fotografa yakin bir sekilde giyinmeniz gerekecek.

Halen kullanimda olan ( muze degil) camilere girerken bayanlar icin carsaf giyme sarti var, genelde manto uzerine atilan sihat carsaflar giriste ucretsiz olarak veriliyor.




Iran'da tuvalet, otel ve lokantalar temiz mi?

Iran temizlik olarak Turkiye'den farkli degil. Kaldiginiz otelin fiyatina ve cevredeki rekabete gore temizlik degisiyor ama kabul edilebilir sinirlar icinde kaliyor.

Sehir iclerindeki tuvaletler genelde ucretsiz ve genelde devamli temizleyen bir isci calisiyor, dolayisiyla temizler. Sehirlerarasi yollardaki tuvaletler ise kirliden cok kirliye kadar gidiyor.

Iran icinde taharet muslugu asagidaki gibi plastik bir borunun ucunda oluyor. Alafranga tuvalet var ama sayilari az.

Tuvaletlerin hemen hepsinde sabun var, hatta bazilari merkezi bir sistem kurup su musluklarinin yanina ikinci bir "sabun muslugu" takmislar.

Iran'da iki sehir disinda her yerde musluktan su icilebiliyor, saglik sorununa yol acmiyor. O iki sehir: Rasht ve Zahedan.

Otellerde sicak su var, bazilarinda sadece siz rica ederseniz aciyorsunuz. Ucuz bir otelde kalacaksaniz kontrol edin. Cogu ucuz otelde odada bir lavabo var ama dus ve tuvalet ortak kullanim.

Lokantalar yine bizdeki gibi temizi de var kirlisi de, genelde temizler.

Sehirlerarasi otobuslerde ufak sehirlere dogru gectikce temizlik dusuyor.

Hazar denizi kiyisinda: Sari, Rasht ve Erdebil ( Kuzey ve Bati Iran )

Mashad'in cevresinde dogaya kahverenginin tonlari hakim. Sert ruzgarlar Orta Asya'nin iclerinden buralara kadar uzanip fazla bitki ortusune izin vermiyor, bodur agaclar ve bugday arpa tarimi goze carpiyor. Hazar kiyisindaki Sari kentine dogru yol alirken doganin canlanmasini hizlandirilmis bir belgeselde izler gibi oluyorsunuz, batiya , Hazar'a, yaklastikca kis mevsimi bitip doganin canlanmaya basladigini goruyorsunuz. Yol daglara cikmaya baslayinca Iran'da karsilasmayi ummayacaginiz kadar sik bir ormanin icinde kendinizi buluyorsunuz. Bu bereketi getiren yagmur ormanla birlikte basliyor. Mashad'in cevresindeki col benzeri tabiat Hazar kiyilarinda kendini uzum baglarina ve pirinc tarlalarina birakiyor. Yola ciktiktan 11 saat sonra karanlik bastirirken 250,000 nufuslu Sari sehrine variyorum. Ertesi gun buyuk ve yeni yesillenmis agaclarin kapladigi caddelerde dolasiyorum. Cevredeki kasaba ve koylerin ticaret icin geldigi bir sehir burasi. Koylulere yonelik esyalar pazarin buyuk bir kismini kapsiyor. Altin pazari da hayli buyuk. Sehrin saat kulesine bakan bir sokak icindeki Koldabi Evi yeni onarilmis ve ziyarete acilmis. Hem evi, hem de mimarlik bolumunden bu sene mezun olacak ogrencilerin actigi tasarim sergisini de geziyorum. Mihmandarim Israfil Azeri. En buyuk istegi Istanbul'da mimarlik masteri yapmak.

Sari'yle Rasht sehri arasinda yol Hazar kiyisindan geciyor.Kiyilar ecis bucus yazliklarla mahvolmus, onu alinmamis bir yapi furyasi onune gelen her bosluga cirkin bir yapi koymus, kiyiyi kapatip oyle gecmis. Denizin onu sadece nehir agizlarinda halka acik, diger yerler ozel mulkiyet ve duvarla cevrili.Deniz kiyisinda kumsal yok, biraz cakil tasi, biraz bulanik su. Hos, gerci deniz guzel olsa da farketmezdi, erkeklerin ayak bileklerine inen bir mayo, kadinlarin ise carsafla denize girmesi caiz Iran'da.

Rasht sehri Gilan bolgesinin baskenti, bolgenin Iranlilari farkli lehceleri ve tarihlerinde birkac kez bagimsiz olmalari ile taniniyorlar. Butun kaldirimlarda cinarlarin golgesinde yuruyorsunuz, bahceler, parklar oldukca sik ve iyi bakimli. Gilan yemekleri cok sarmisakli olmalari ile taniniyor, hatta yemek olayini asip sarmisagi sampuan yapiminda kullanmislar, Rasht'a gidenler “orijinal sarmisak sampuani” ( reklami oyle, sanki taklidi varmis gibi , sogan sampuani ureten var mi? )alabilirler. Rasht sehrinin minibuslerinin cogu Turk mali, bizim Iran'a daha cok mal satabilmemiz lazim, bir cok mali ithal ediyorlar ve Avrupa'dan cok marka var.Ulker, Kent, Efes Pilsen ( alkolsuz bira), Arcelik ve Beko Iran'da en cok karsilasacaginiz Turk markalari. Iran'da dolasirken bir cok gonullu rehberim oldu, Rasht'taki rehberlerim Mehmet ve Riza , ikisi de insaat muhendisligi okuyorlar. Riza'nin ilk sorusu “neden buraya geldin? ( baska bir yer bulamadin mi?)” . Riza, firsatini bulsam baska ulkede calisirim derken Mehmet kendi isini kurmanin hesaplarini yapiyor “kendim is kurmazsam is bulunmaz ki zaten” diyor. Ibrahim Tatlises, Ozcan Deniz, Ebru Gunes uzerine bircok soru soruyorlar, cevaplarini bilmiyorum, onlar benden cok biliyor. Riza'nin telefonunda ekran koruyucu Ebru Gundes zaten. Gecenin gec saatlerine kadar hemen her konuda konusuyoruz, Riza'nin akli Turkiye'deki kizlarda.

Rasht'ta Erdebil otobusleri duragindaki herkes Turkce konusunca biraz sasiriyorum, gerci Erdebil'in Turk sehri oldugunu biliyorum ama daha varmadik ki. Yakindaki bir koyden tavuk ve civciv alip Erdebil'deki koyune goturen Ismail, kolilere koydugu tavuklari otobusun bagajina yuklerken kolilerden biri acililiyor, tavuk kaciyor. “ Ismail aga, zor yakalarsin” diyorum. “ Bu mader'dir ( anne) , bunlar onun cuceleri ( civciv) gelir bak “ diyor ve kolinin dibindeki ondan fazla civcivi soyle eliyle bir karistiriyor, civcivler ses cikarinca ana tavuk geri gelip koliye aceleyle giriyor. “ Tabii mader, ondan gelir” diyor. Azerbaycan sinirindaki Astara kentine kadar cay bahceleri ve pirinc tarlalari arasinda yol aliyoruz. Astara'dan sonra son derece virajli ve dik egimli bir yoldan Erdebil'e devam ediyoruz. Hazar'dan uzaklastikca agaclar azaliyor, Erdebil platosuna cikinca bitki adinaa sadece otlar kaliyor.Erdebil sehirden cok bir kasaba irisi. Balcilik en buyuk gelir kaynaklarindan. Oglen yemegi yerine isbesi ismarladigim kahvaltida koca bir tabak bal ve kaymak, beyaz peynir, taze ekmek ve demleme cay iyi gidiyor. Birde onun uzerine Erdebil'in ikinci unlu urunu “siyah helva”.Istanbul baklavacisi da acik ama onun icin Istanbul'u bekleyebilirim. Erdebil'de ana caddenin yakininda Seyfeddin Turbesi icin bahcesi icinde yer alan Allah-Allah kulesi ilginc yapisi ile dikkati cekiyor ( Tamam ismi de oyle : Allah Allah, acaba niye Allah-Allah demisler kulenin ismine? sorusu akla geliyor).

Yorumlar - Yorum Yaz
Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
-3° 0° -4°
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.78805.8112
Euro6.50886.5348